|
Dergi
Klubü bu defa anestezide aminofilin kullanımı ile ilgili bir klinik
çalışmayı irdeliyor. Viyana Tıp Üniversitesinden Dr Hüpfl ve ark.’nın
“Anesthesia: 63; 58-87, Mayıs 2008” de yayınlanmış olan “The effects
of aminophylline on bispectral index during inhalational and total
intravenous anesthesia.” başlıklı klinik araştırması.

Aminofilin anestezide bronkospazm tedavisinde ve yenidoğan apnesini
önlemek amacıyla kullanılır. Ancak ampirik olarak sıklıkla başvurulan bir
kullanım alanı da anestezi sonlandırma aşamasında derlenmeyi hızlandırmak
ve kalitesini artırmaktır. Aminofilinin, barbituratlar, midazolam ve
propofol ile oluşturulan sedasyonun süresini ve derinliğini azalttığı
ortaya konulmuş, keza aminofilin gibi bir metilksantin olan kafeinin de
etanole bağlı hipnoz ve davranış değişikliğini ortadan kaldırdığı
belirtilmiştir. Bu bilgilere dayanarak bugüne dek aminofilin ile anestezi
sonunda derlenmeyi hızlandırmaya yönelik protokoller araştırılmıştır. Bu
çalışmada ise yazarlar anestezinin sonunda değil, anestezi idamesi
esnasında (derin cerrahi anestezi sırasında) aminofilin uygulamasının
anesteziyi “antagonize” edip etmediğini araştırmışlar. Bunun içinde BIS
monitorizasyonu esas gösterge olarak alınmış ve anestezi idamesi esnasında
aminofilin uygulaması BIS’i artırır mı sorusuna cevap aranmış.
Yöntem:
ASA I-II statüsünde 18 yaş üstü ve ortopedik girişim adayı 60 hasta
çalışmaya alınmış. Randomizasyon sonrası 4 grup oluşmuş: TIVA/
aminofilin; TIVA / kontrol; Sevo/aminofilin ve Sevo/
kontrol. Aminofilin grubunda olanlar 3 mg/kg aminofiline maruz
kalırken kontrol grubu eş hacimde serum fizyolojik almış.
Tüm hastalarda:
Premedikasyon: ameliyattan 1-2 saat önce 7.5 mg oral
midazolam
İndüksiyon: midazolam 0.03 mg/kg; propofol 2-3 mg/kg; remifentanil
0.2-0.5 mg/kg ve rocuronyum 0.6
mg/kg
İdame: remifentanil 0.1-0.5 mg/kg/dak.ya
ilave olarak TIVA için propofol 2-6 mg/kg/saat
veya Sevo için % 0.5-2 Etsevo
BIS monitorizasyonu: EKG, Puls oksimetre ve non invazif kan
basıncına ek olarak BIS monitorizasyonu anestezi indüksiyonu sonrası
başlatılıyor. Stabil bir BIS değeri elde edilince ( yaklaşık olarak
insizyondan 10-15 dakika sonra ve BIS 30-50 arası en az iki dakika
değişmediği anda) aminofilin veya SF 1 dakika süre içinde enjekte
ediliyor.
BIS ölçümleri: bazal değer (injeksiyon öncesi)ve enjeksiyon
tamamlandıktan 1, 2, 3, 4, 5, 10 ve 20 dakika sonra BIS değerleri
kaydediliyor.
Bulgular:
* Her 4 gruba ait hasta profilinin demografik veri ve ASA risk dağılımı
eşit,
* Enjeksiyon sonrası BIS artışı: Hem sevofluran hem TIVA grubunda
aminofilin enjeksiyonu sonrası BIS artışı anlamlı. Bu artış 20 dakikalık
periyotta 3 ila 10 ünite olarak gerçekleşiyor.
 
soldaki figür sevofluran sağdaki figür TIVA anestezisi altında aminofilin
etkisini gösteriyor
* Diğer parametreler. Ne Sevo ne TIVA hastalarında Kalp atım hızı ve kan
basıncında aminofilin sonrası anlamlı artış yok. Kalp atım hızı aminofilin
ile hafif artma eğilimi gösterse de istatistik anlam kazanmıyor.
Tartışma:
Çalışmanın temel sonuçları:
·
derin genel anestezi esnasında uygulanan aminofilin BIS’de
anlamlı artışa yol açıyor,
·
bu aminofilinin genel anestezinin hipnotik ve sedatif
etkilerini kısmen antagonize edebildiği bilgisiyle uyumlu,
·
aminofilinin bu etkinliği hem sevofluran hem propofol bazlı
TIVA için geçerli.
Mekanizma ne?
·
aminofilin genel olarak nöroeksitabiliteyi artırır,
·
Bu kafeinin alkole bağlı sedasyon üzerine etkisine benzer,
·
Muhtemel mekanizmalardan ilki GABA-erjik inhibitör post-sinaptik
potansiyelin kafein ve aminofilin tarafından inhibisyonu,
·
Bir diğer olasılık ise adenozin reseptör inhibisyonu sonucu
stimulan etkinin görülmesi
Klinik önemi var mı?
* BIS yoluyla gösterilen bu anti-anestetik etki hem çok az,
hem de zaten modern anestetiklerin farmakokinetik profiline bakıldığında
(hızlı eliminasyon) ihtiyaç duyulmamakta, bu yüzden uyanmayı hızlandırmak
amacıyla anestezi sonunda aminofilin uygulaması gereksiz bir işlem gibi
görülmekte.
|